24 Eylül 2018, Pazartesi
Yeni Yazılar

Sigorta Ettirenin Borçları

Sigorta ettirenin kanun, sigorta genel şartlan ve sigorta sözleşmesinden doğan çeşitli borç ve yükümlülükleri vardır. Bunların başında prim ödeme borcu gelir. Bu borcun yanı sıra sözleşme yapılırken doğru bilgi verme, rizikoyu ağırlaştırmama ve ağırlaşan rizikoyu bildirme, rizikonun gerçekleştiğini bildirme, rizikonun gerçekleşmesinden sonra bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme, riziko gerçekleştikten sonra zararı azaltma ve kurtarma yükümlülükleri de mevcuttur.

Kanundaki yükümlülüklere ilave olarak taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde ek yükümlülükler getirilmesi de mümkündür (TTK.m. 1449). Sözleşmeden kaynaklanan ek yükümlülüklerin ihlali durumunda, sigortacının sözleşmeyi feshederek tazminattan kurtulabilmesi için, kanundadüşük olduğu savunulmamış ve bu yönde kanıt ileri sürülmemiştir. Esasen eksper raporunda dahi, aracın rayiç bedelinin 20 milyar TL olduğu bildirilmiştir. İkinci rizikodan bir gün sonra düzenlenen ibranamede ilk riziko sonrası aracın pert total hale geldiği yolundaki ibarelerin hukuki değer taşımadığı gözetilerek uyuşmazlığın esasına illiyet bağı olmak üzere iki ayrı şart öngörülmüştür. Buna göre, sigortacıya karşı yerine getirilmesi gereken ve sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün ihlali hâlinde, TTK ve diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler hariç olmak üzere, sigortacının sözleşmeyi kısmen veya tamamen feshederek ifadan kurtulabileceğine ilişkin hükümler, ihlalde kusur bulunmaması hâlinde sonuç doğurmaz. İhlal kusura dayandığı takdirde, durumun öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde kullanılmayan fesih hakkı düşer; meğerki, Kanun farklı bir süre öngörmüş olsun. Sigortacı ihlalin, rizikonun gerçekleşmesine ve sigortacının yerine getirmesi gereken edimin kapsamına etki etmediği durumlarda, sözleşmeyi feshedemez.

Bu genel açıklamalardan sonra sigorta ettirenin borçlarını incelemeye geçebiliriz.

Prim Ödeme Borcu

Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesi gereğince rizikoyu sigortacıya devretme karşılığında bir ücret ödeme borcu altına girer. Sigortacılıkta bu ücrete, sigorta primi adı verilir. Sigorta ettiren, sözleşmede gösterilen primi ödemekle yükümlüdür. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için primin tamamının veya anlaşmaya göre ilk taksitinin ödenmesi gereklidir.

Ödeme Şekli ve Zamanı

Sigorta primi, kural olarak sigorta ettirenin, sözleşmede gösterilen adresinde ve nakden ödenir. Sigorta sözleşmesi veya poliçeye konulacak bir hükümle, primin sigortacının veya acentesinin ikametgâhında ödeneceği de öngörülebilir. Ancak, sözleşmede başka bir ödeme yeri gösterilmiş olmasına rağmen, sigorta primi fiilen sigorta ettirenin gösterdiği adreste ödenegelmekte ise, bu ödeme yerine ilişkin söz konusu şart yok sayılır (TTK.m. 1432).

 

Sigorta priminin nakden ödenmesi zorunluluğuna ilişkin kural, prim borcunun tamamını kapsamaz. Buna göre, ilk taksitin nakden ödenmesi şartıyla, sonraki primler için kambiyo senedi verilebilir; bu hâlde, ödeme kambiyo senedinin tahsili ile gerçekleşir. (TTK.m. 1430/2). Ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere, sigortacı senetle ödeme teklifini kabul ettikten sonra tahsilâttan önce rizikonun gerçekleşmesi üzerine primin ödenmediği gerekçesiyle sorumluluktan kurtulamaz.

“Mahkemece, dava konusu çeklerin davacı tarafından davalıya ne zaman teslim edildiği, rizikonun gerçekleşmesinden sonra bilinçli bir biçimde çeklerin davalı tarafından teslim alınması hâlinde sigorta şirketinin hasar bedelinden sorumlu olacağı, aksi takdirde, TTK. nun 1295/2 ve 1279.maddeleri gereğince sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı gözetilerek, buna göre delillerin değerlendirilmesi gerekir”

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalı sigorta şirketinin acentesi tarafından davacının prim borcu için alınan iki adet bononun davalıya gönderildiği ve onun tarafından da primin bu şekilde ödenmesine itiraz edilmeyerek bonoların bankaya tahsile verildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, sigorta poliçesindeki primin peşinen ödeneceğine ilişkin ve TTK.nun 1295/1. maddesinde yer alan şartın TTK.nun 1264/4. maddesi hükmü uyarınca sigortalı yararına değiştirildiğinin kabulü gerekir. Davalı sigorta şirketinin aynı poliçeyle ilgili sonraki tarihli zeyilname düzenlemesi ve primin tahsil etmesi de kasko sigorta ilişkisinin ve koşullarının yerine getirildiğinin davalı tarafından da kabul edildiğini gösterir. Bu durum karşısında, bonolardan ilkinin henüz vade tarihi gelmeden rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortacının henüz primi tahsil edemediğinden bahisle sigorta bedelini ödemekten kaçınması mümkün değildir. Zira yukarıda da değinildiği gibi sigorta şirketi bonoları kabul etmekte TTK.nun 1295/1. maddesindeki koşulların gerçekleştiğini kabul etmiş bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketinin sigorta bedelini ödemekten kaçınması nedeniyle davacının da bono bedellerini ödemekten kaçınması hâlinde sigortacının prim borcunu mahsup ederek sigorta bedelini ödemesi icap eder” Zira kanun gereği nakit olarak ödenmesi gereken prim borcuna karşılık olarak sigorta ettirenin senetle ödeme teklifinde bulunması ve bu teklifin sigortacı tarafmdan kabul edilmesiyle, kanundaki bu hüküm sigorta ettiren lehine değiştirilmiş olur .

Ödemenin ispatı her türlü belgeyle yapılabilir . Buna göre, sigorta acentesi çalışanı tarafmdan düzenlenmiş olan bir tahsilât makbuzu veya buna muadil bir belge, sigorta priminin ödendiğini ispat edebilmek için yeterlidir. Bu belgenin sigorta şirketi kayıtlarına aktarılmamış olması veya acente defterlerinde yer almaması sigortacıyı sorumluluktan kurtarmaz. Aynı şekilde, sigortacının acentesi, sigorta ettirenin ödeme yapacağına güvenerek prim borcunu sigorta şirketine ödeyecek olursa, bu ödeme de geçerli olup, ödemeyi yapan acente vekâletsiz iş görme hükümlerine göre 5 yıllık süre içinde ödediği tutarları sigorta ettirenden talep edebilir .

Sigorta ettiren, sigortacının sorumluluğu başlamadan önce, kararlaştırılmış primin yarısını ödeyerek sözleşmeden cayabilir (TTK.m. 1430/3). Sözleşmeden kısmi cayma hâlinde, sigorta ettirenin ödemekle yükümlü olduğu prim, cayılan kısma ilişkin primin yarısıdır.

Sigorta prim borcu iki şekilde muaccel olur (TTK.m. 1431): 1. Sözleşme veya poliçede öngörülen ödeme zamanının gelmesi, 2. Rizikonun gerçekleşmesi. Gerçekten, sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksitin, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Karada ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda sigorta primi, poliçe henüz düzenlenmemiş olsa bile, sözleşmenin yapıldığı anda ödenir. İzleyen taksitlerin ödeme zamanı, miktarı ve priminin vadesinde ödenmemesinin sonuçlan, poliçe ile birlikte yazılı olarak sigorta ettirene bildirilir veya bu şartlar poliçe üzerine yazılır. Sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı hâllerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olur.

bb) Prim Borcunun Ödenmemesi

Sigorta priminin ödenmemesi iki önemli sonuç doğurur . ilk olarak prim ödenmedikçe sigortacının rizikoya ilişkin sorumluluğu başlamaz . Dolayısıyla, henüz prim ödenmeden riziko gerçekleşirse meydana gelen zarardan sigortacı sorumlu tutulamaz. Bu nedenle, sözleşmede kararlaştırılmışsa ilk taksiti, yoksa primin tamamını sözleşme yapılır yapılmaz ödemekte yarar vardır. Bu kuralın tek istisnası, taraflar arasındaki anlaşmada prim borcu ödenmeden de sorumluluğun başlayacağının kabul edilmesidir .

“Davacı sigortalı ile davalı sigortacının acentesi arasındaki poliçede takside bağlanan primin; ne peşinatının ne de takip eden taksitlerinin rizikonun gerçekleştiği tarihten önce davalı sigorta şirketine ya da acentesine ödendiği kanıtlanamamıştır. Sigortacının sorumluluğunun başladığından söz edilemez” Y. HGK. 17.02.2010, E. 2010/11-76, K. 2010/76.

Cayma Hakkının Kullanılması: Sigortacının cayma hakkını kullanabilmesi için, peşin ödeme öngörülmüşse prim borcunun hiç ödenmemesi veya taksitli ödeme kabul edilmişse ilk taksitin ödenmemiş olması gerekir. Bu durumda sigortacı, üç ay içinde sigorta ettiren aleyhine dava veya takip başlatabileceği gibi, hiçbir şey yapmayarak süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ermesini de sağlayabilir. TTK.m. 1434/2 gereğince, prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur.

Fesih Hakkının Kullanılması: Sigortacının fesih hakkı, ilk taksitin ödenmesine rağmen izleyen taksitlerin ödenmemesi hâlinde doğar (TTK.m. 1434). Bunun için, sigortacı, prim borcunu ödemeyen sigorta ettirene noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla bir ihtarname göndererek 10 gün78 içinde ödeme yapması gerektiğini bildirir. Bu ihtarın karşı tarafa ulaşmasına rağmen süresi içinde prim borcu ödenmezse sigorta sözleşmesi başka bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Bu noktada hemen belirtelim ki, Anayasa Mahkemesince iptal edilen eski TTK.m. 1297/11 hükmü çerçevesinde sigorta genel şartlarına eklenmiş olan “prim taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi hâlinde sigorta sözleşmesinin ihbara gerek olmaksızın kendiliğinden sona ereceğini öngören” düzenlemeler Yargıtay’ca da kabul edildiği üzere geçersiz bulunmaktadır.

Cevapla